13 Temmuz 2024

7 Muḥarram 1446

İmsak vaktine kalan süre:

Proje Durumu

Derneğimize ait Selahaddin Eyyübi Cami ve Külliyesi inşaat çalışmaları bitmiş ve Camii hizmete açılmıştır.

SELAHADDİN EYYÜBİ CAMİ VE KÜLLİYESİ’NE AİT TEKNİK BİLGİLER

Arsa alanı: 28.500 m2

Toplam İnşaat Alanı: 43.500 m2 (Kapalı Otopark Katları ve Tüm Müştemilat Dahil)

Cami Kapasitesi: Kapalı Alan Kişi Kapasitesi 10.000 – Kapalı ve Açık Alan Kişi Kapasitesi 20.000

TESİS BÜNYESİNDE:

  • Camii
  • Çok Amaçlı Salon (1000 Kişilik)
  • Gasilhane
  • Bayan Taziye Evi (400 m2)
  • Bay Taziye Evi (470 m2)
  • Kapalı Otoparklar
  • Sergi Salonları
  • Camii’ nin Amacına Uygun Butik Sergi ve Satış Üniteleri
  • Çocuk Oyun Parkı
  • Çocuk Müzesi
  • Yönetim Merkezi
  • 2 Adet Kütüphane
  • Kitap Evi – Kafeterya (600 m2)
  • Çay Bahçesi
  • Kent Müzesi
  • Şelale Ve Süs Havuzları
  • Oturma Ve Dinlenme Alanları

  bulunmaktadır.

PROJE KONSEPTİ

Selahaddin Eyyübi Camii ve Külliyesi Projesi, bölgenin geçmiş medeniyetlerinin görsel ve fonksiyonel geleneklerinin bir sentezini vurgulamaktadır.

Planlama oluşturulurken, 4 kat olarak düşünülen Camii ve Külliye Kompleksi, öncelikle ‘Arka Giriş Kapısı’ başta olmak üzere toplam 3 ön avlu kapsı, yan avlulara girişleri kolaylatıran birer geçit kapıları ile kendine hayat vermektedir. Katlar arasında avlu içi kule merdivenleri ve asansörler düşey sirkülasyon elemanları olarak kullanılmaktadır.

2. Bodrum katta; Otopark, merdiven ve asansörler oluşturulmuştur,

1. Bodrum katta; Otopark, Gasilhane, Teknik Servisler, Sosyal aktivitelerin yapılacağı çok amaçlı salon, İç avlular, abdesthaneler, ibadethane ruhuna ters düşmeyecek şekilde kullanıma sunulacak dükkan vb. mekanlar mevcuttur.

Zemin katta; Cami Avlusu, Eyvanlar, Şadırvan ve Cami Girişi, İdari girişler vb. bulunmaktadır.

Birinci katta; Kütüphaneler, İdari Kısimlar vb. yerleştirilmiştir.

Projemizde;

Bölge Kültürünü yansıtan Babil ve Asur Medeniyetlerine ait avlu ana giriş kapısı (kuzey cephesi), cümle giriş kapısı, kubbe altına kadar uzanan zigurat oluşumunda görkemle ve ihtişamla hayat bulan eğimli, kademeli cami duvarları (güney cephesi) ve avlu dış duvarları düşünülmüştür.

Yine kültürün ispatını vurgulayan, Selçuklu Kültür ve Sanat etkisinin fazlalıkla hakim olduğu görülen, sade ve halkını düşünen mütevazı Doğu ve Batı avlu giriş kapıları ile bir yapı oluşturulmuş, bu etkilerle ön avlu kapılan önünde önem arzeden, zamanın değerini gösteren Güneş Saatleri, eyvan kemer ve kubbeleri, sekizgen ana kubbe altı kasnak duvarian, sekizgen ana kubbe ve kare minareler sentezlenmiştir.

Bölgede hüküm süren Orta Asya Kar ah anlı anıtlarında görülen tuğla ve stuko; burada siyah ve beyaz bazalt taş olarak dış cephede yatay sıralarla geometrik kompozisyonla zenginleştirilerek Anadolu etkileri artırılmış ve erken d ev ir Anadolu anıtları şeklinde projemize yansıtılmıştır.

SEKİZ KÖŞELİ YILDIZ

Geometrik süsleme sanatı İslam Kültürünün egemen olduğu bütün çevrelerde, hemen hemen her teknikte ve her malzeme üzerine uygulanmıştır.

Yöreye ait geleneksel motiflerimizde ve yapılarımızda geometrik sekiz köşeli yidız büyük önem taşımaktadır. Buhara, Özkent, Semerkant gibi şehirlerin anıtlarında kullanılan belirli teknik ve motifler özellikle Karahanlılar aracılığıyla İran a sonra da Anadolu’ya geçmiştir. Günümüzde de kullanılmaktadir. Türkmenistan. Kazakistan ve Azerbaycan’da mimari eserlerin süslemelerinde de sekiz köşeli yıldız kompozisyonları işlenmiştir. Ayrıca Anadolu kültüründe; halı, kilim, ahşap ve maden süslemelerinde de cok sık karsımıza çıkmaktadır.

Geleneksel inanca göre, yedi cehenneme karşılık sekiz cennet vardır. Bir kısmı minyatürlü olan heşt behist (sekiz cennet) isimli kitaplarda bundan ortaya çıkmıştır.

Sekiz köşeli yıldız motiflerin kullanımına; hazırlamış olduğumuz kompleks projemizde de büyük önem verilmiştir.

Anadolu Selçuklu Mimari eserlerinde cephe, daima belirtilmiş ve ortada yer alan taç kapılar (portaller), süslemelerin ağırlık noktasını oluşturmuştur. Bütün Türkistan Horasan İran ve Anadolu’daki mimari eserlerde de durum aynıdır. Cepheye verilen bu önem, buralardaki mimari yapılar ile Anadolu’daki! er arasında, geleneksel bağı göstermektedir.

Mimari eserlerde kullanılmaya başlayan sekiz köşeli yıldız motifleri Karahanlılar zamanında başlayıp. Selçuklularda da devam etmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Motifler ya tek olarak, ya da geçmeler arasında sıra sıra kullanılmış veya yan yana üst üste gelecek şekilde yerleştirilmiştir.

Cami konseptimizde vurgulanan sekiz köşeli yidızın bu etkisi; yukarıdan bakıldığında Cami kubbesi ve kubbe kenarlarındaki destek kasnaklarında vurgulanmaktadır.